HATAY MASTER PLANINI HAZIRLAMAKTA OLAN BD MİMARLIK İLE TOPLANTI

img

BD Mimarlık 08 Haziran 2023 tarihinde Antakya’da katılımcıları sınırlı sayıda olan ve meslek mensuplarından oluşan bir toplantıya katılmıştır.

KADOP olarak, Antakya-Hatay’ımızın geleceğiyle ilgili olabilecek bu vb toplantılar konusundaki sessizliği, yorumlar yapılmamasını anlamlandırmak konusunda zorlanıyoruz. Bununla birlikte, KADOP üyesi olan bazı katılımcı dostlarımızla yapmış olduğumuz görüşmelere istinaden toplantı hakkındaki özet bilgileri ve yorumlarımızı aşağıda bilgilerinize sunuyoruz:

Sınırlı sayıda katılımcıya açık olarak organize edilen, yaklaşık 35 meslek mensubu ve öğretim üyesinin katılımıyla gerçekleştirilen, 2 saat kadar süren toplantı karşılıklı anlayışa dayalı son derece olumlu ve iyi bir atmosferde gerçekleşmiştir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB)’nın BD Mimarlığa verdiği görev Hatay için Master Plan hazırlamaktır: BD Mimarlığın master plan hazırlamak görevini bir tür kentsel tasarım ve dönüşüm modeli yaklaşımı içinde ele almak niyetinde olduğu anlaşılıyor. Bu niyet ve yaklaşım beyanının; mevcut en son verilere istinaden mahalle bazında durum analizleri yapmak, demografik yapıyı dikkate almak, ilgili kurumların, kuruluşların, paydaşların, STK’ların, sosyal platformların, halkın görüşlerini almak, kentin sorunlu alanlarını ve koruma amaçlı imar planı ihtiyacı da dahil, kentin ihtiyaçlarını tespit etmek, rezerv ve gelişme alanlarını dikkate almak, bütüncül ve kapsayıcı olmak, iklim özelliklerini dikkate almak, afete duyarlı, ekonomik (sanayi, tarım, ulaşım, lojistik, vs) gelişme ve sosyal bütünleşmeyi gözetmek, mülkiyet haklarını korumak, yaşam kalitesini yükseltmek vb  hedefleri üzerine kurulu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu yaklaşım ve niyet olumludur. Ancak, KADOP olarak, niyet beyanı, teori ve pratik ayrımını yapmak, güven-güvensizlik konularını dikkate almak ve istisnasız her şeyi hassas biçimde sorgulamak gerektiğini düşünüyoruz. Nitekim, böyle de yapacağız. Bu vb sorunların aşılabilmesi için KADOP mensubu yetkin ve deneyimli meslek mensupları ile üniversitelerdeki deneyimli hocalarımızın sürece uygun biçimde aktif olarak dahil edilmesi gerekir. Diğer bir ifadeyle ‘profesyonellik’, ‘saydamlık’, ‘hesap verilebilirlik-sorumluluk’ hem BD Mimarlık, hem sürece dahil edilecek olan meslek mensupları, hem hocalarımız, hem STK’lar hem platformlar için, kısacası herkes ve hepimiz için olmazsa olmaz önemdedir.

BD Mimarlık Şişli-İstanbul’daki sunumundan daha gelişmiş yeni bir sunum yapmıştır. Geçen sürede Antakya üzerine çalışmış olduğu ve orada konuşulanları dikkate aldığı anlaşılmaktadır. Yapılan sunum, her sunum gibi tartışmaya açık olan ve üzerinde tartışılması gereken bir sunumdur. Ancak, BD Mimarlık yaptığı sunumun bir örneğini üzerinde çalışmak üzere yetkin kişi ve kuruluşlara vermemiştir. KADOP olarak, vermesi gerektiğini düşünüyoruz.

BD Mimarlık tarafından yapılan ve sunumda öne çıkan hususlar şöyle özetlenebilir:

Master Plan Hatay’ı kapsıyor, ancak sunum Antakya’ya odaklanmıştır. Samandağ, İskenderun, Defne vd için ne yapılacağı sadece çok genel olarak belli. Yeterli mi derseniz, değil.

Geliştirilmesi gereken Master Plan sunumunun mahalle bazında ve demografik yapı gözetilerek, en son verilere göre hazırlandığı ifade edilmiştir. Ancak, BD Mimarlığın çalışmasının deprem öncesindeki, 2022 nüfus sayımı ve projeksiyonu üzerine kurulu olduğu anlaşılmaktadır. Zira, geçici veya kalıcı olarak kentten göç edenlere dair somut bilgiler mevcut değil. KADOP olarak bu bilgileri, Antakya Sanayi ve Ticaret Odası’ndan, valilikten, Belediyeden sordurduk, ancak bu bilgilerin mevcut olmadığı bildirildi. Keza, deprem sonrası fay haritası ve durumu, mikro bölgeleme çalışmaları vb çalışmalar henüz sonlanmamıştır. Bu konudaki veriler de güncel değildir.

Sunumda deprem öncesindeki, sırasındaki ve sonrasındaki zemindeki sıvılaşma, deprem sonrasında Asi nehrinin ve dere yataklarındaki derinleşme vurgusu yapılmıştır. Asi kenarındaki yapılaşma sorununa değinilmiştir. Yapı tasarımı ve mevcut donatı alanları seçimi konusunda kabul edilebilir öneriler ifade edilmiştir.

Tek merkezli yapıdan çok merkezli yapıya geçiş, şehre giriş ve çıkışların artması, çevre yolları ve ulaşım planlaması, lojistik ve deniz ulaşımı ile destekleme düşünülmektedir.

Antakya girişindeki Küçük Sanayi Sitesi’nin taşınması gerektiği ifade edilmiş, ancak bu konunun tarafı olan esnafla birlikte tartışılması gerektiği de vurgulanmıştır. Küçük Sanayi Sitesi Antakya esnafının 1960’lı yıllardan beri tekrar tekrar ve sürekli olarak mağdur edildiği tarihi bir sorundur. Nitekim, eski Küçük Sanayi Sitesi 7033 Sayılı CB Kararına istinaden riskli alan (kentsel dönüşüm alanı) ilan edilmiştir. Buraların master planda ne olarak gözüktüğü, nasıl dönüştürüleceği son derece önemlidir.

Sunuma göre tarım bakımından kendi kendine yeten bir kent planlanmaktadır. İyileşen doğa, Amik Gölü’nün kurtarılması önemlidir. Ancak, bu amaçlar ekolojik kırım, enkaz ve moloz döküm politikasıyla adeta ‘toksik kente’ dönüşen Antakya ile bağdaşmamaktadır.

Sunumda, turizm bakımından kültür turizmine ve arkeolojinin önemine vurgu yapılmıştır. Anıt eserlerin kat planlarının çizimleri gösterilmiştir. Sur’da yapılan ve yaşananların doğru olmadığı ifade edilmiştir. Koruma amaçlı imar planı ihtiyacı vurgulanmıştır. Ancak, koruma amaçlı imar planının en azından ilkelerinin ve kriterlerinin ne olacağına değinilmemiştir. BD Mimarlığın 7033 Sayılı CB Kararı (Antakya’nın tarihi kent merkezinin riskli alan ilan edilmesi) konusundaki görüşleri net ve belirli değildir.

Sunumda kent merkezinde bir proje tanıtım merkezi açılacağı ve burada görsel sunumlar yapılarak, Antakya halkının görüş ve önerilerinin alınacağı ifade edilmiştir. STK ve platformlarla bilgi ve görüş alış-verişi için toplantılar yapılmaya devam edileceği, bir çalıştay yapılacağı ifade edilmiştir. Ancak, KADOP’a göre, halkın katılımını gerçek ve samimi olarak sağlayacak metodoloji önemlidir. Örneğin bu toplantının neden 35 gibi sınırlı sayıda katılımcıyla yapıldığı, halka açılmadığı izaha muhtaçtır. Keza, halkın katılımının sağlanmasıyla bilimsel bakış açısının nasıl bağdaştırılacağı da belirsizliğini korumaktadır.

KADOP’a göre; Antakya’yı tasarlamak, sadece meydan, bina vb tasarlamaktan ibaret değil. Konunun tüm disiplinler bakımından yetkin temsilcileri (sosyolog, antropolog, arkeolog, ekonomist, korumacı mimar, planlamacı mimar, tasarımcı mimar, jeolog, hukukçu vs) vasıtasıyla birlikte ve bütüncül olarak ele alınması gerekir. Bütüncü çalışmada hangi amaçla, ne üretileceği, nasıl üretileceği önem taşıyor. BD Mimarlık ve yaptığı çalışmalar ‘çok disiplinli bütüncül çalışma’ bakımından net değil. BD Mimarlık bütüncü yaklaşımın neresinde ve konumu nedir?

KADOP’a göre bütüncül çalışmadaki belirsizlik bir yana, BD Mimarlığın ekibi dahi net ve belli değil. BD’ın ekibinin kimlerden oluştuğu bilinmiyor. Şeffaflık ve profesyonellik ile bağdaşmayan bu duruma rağmen, BD Mimarlık TV programında ve yaptığı toplantılarda KEYM ve GYODER (KALYON İnşaat ağırlıklı oluşumlar) ile iş birliği içinde olduğunu bildirmektedir.

KADOP’a göre, Hatay’da geçici barınma, zorunlu yaşam koşullarına dair diğer sorunlar, eğitim, sağlık, ekoloji, hasar tespitleri, yıkım, açılmış davalar, mülkiyet haklarının korunması vb sorunlar henüz çözülmemişken doğrudan master plan hazırlanması için görevlendirme yapılmış olması manidardır. Üstelik, varolan sorunların çözümünün, açılmış davaların sonlanmasının zaman alacağı aşikardır. Bu durum BD Mimarlık tarafından hazırlanacak master planın uygulanabilirliği konusunda ciddi engeldir. Hatay’da yaşamı yeniden canlandırmanın ve geri dönüşleri sağlamanın gecikmeye tahammülü yoktur.

KADOP’a göre, 7033 Sayılı CB Kararı ile 6306 Sayılı yasaya göre riskli alan ilan edilen Antakya’nın tarihi kent merkezinde ve krokide yer alan yakın çevresinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plan ve projeler yapmak, uygulamak, belediyelere ve TOKİ’ye bu konularda yetki vermek yetkilerine vs sahiptir. Kültür ve Turizm Bakanlığı kültürel varlıkların korunması konusunda yetkili, görevli ve sorumludur. Koruma amaçlı planları da dikkate aldığımızda çok sayıda ve çok başlı planlamacı otoriteyle-yetkililerle karşılaşıyoruz. Bunların arasındaki koordinasyon, iş birliği belirsizdir. BD Mimarlığın master planının TOKİ dahil, diğer otoriteler tarafından değiştirilmesi-bozulması ucu açık-tartışmalı bir konudur. Diğer taraftan, Defne ve Samandağ belediyelerinin deprem öncesinde hazırlanmış olan planları askıya çıkarmış olması da ciddi bir karmaşa ve soruna işaret etmektedir.

KADOP’a göre, BD Mimarlığın KEYM ve GYODER ile ilişkisi belli iken, Antakya Belediyesi, Defne Belediyesi, Samandağ Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri ile Hatay Büyük Şehir Belediyesi ilişkisi belirsizdir. Esasen, BD Mimarlığın bakan ve üst düzey bürokrat değişimi nedeniyle ÇŞİDB ile ilişkisi de net ve belirli değildir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilişkisi net ve belirli değildir.

KADOP’a göre mülkiyet haklarının nasıl ve kim tarafından korunacağı ve sorunun nasıl ve kim tarafından çözüleceği, kimin sorumluluğunda olacağı belirsizdir.

KADOP; devasa sorunlarla karşı karşıya olan Hatay’ımızda hizmet sunacak tüm STK’ların ve sosyal platformların ortak bir platformda toplanmasına ve sürekli iletişim içinde olmasına, uyumlu hareket etmesine başından beri özel önem vermektedir. Bunun kadar önemli olan bir konu da meslek odalarının da sürekli ve olumlu-uyumlu iletişim ve çalışmalar içinde olmasıdır. Bir diğer konu da üniversitelerin veya öğretim üyelerinin de birlik ve beraberlik, iletişim içinde olmaları, uyumlu çalışmalarıdır. Keza, yerel belediyelerin, büyükşehir belediyesinin ve merkezi idarenin (özellikle CB, ÇŞİDB ve KTB) de sürekli iletişim, olumlu ve uyumlu çalışmalar içinde olması gerekir. Anlaşılacağı üzere, birlikte düşünmek ve uygulamak, ortak ve uyumlu hareket etmek, olumlu ve yapıcı iletişim içinde olmak kültürünün gelişmesi Hatay’ımıza daha iyi ve samimi hizmet edebilmek için olmazsa olmaz önemde. Bu konuda, KADOP gibi farklı disiplinleri, meslekleri, kurum ve kuruluş temsilcilerini, üyelerini, öğretim üyelerini bir araya getiren, mensuplarına ortak-özgür zemin hazırlayan, meslek odaları ile think-tank  arasında faaliyette bulunan platformlar ile STK’lara büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. KADOP olarak üzerimize düşeni en iyi biçimde yapacağız.

KADOP- KADİM ANTAKYA DOSTLARI PLATFORMU